"Büyük alimler 3 ayda bir hacamat olurlardı Efendimiz'in (Sallallahü aleyhi ve sellem) hanımları hacamat olmuşlardır.Kim sünnetimi ihya ederse ölümümden sonra beni ihya etmiştir. Kim sünnetme sarılırsa ümmetimin fesada gittiğinde ona yüz şehit sevabı var"

"Gastrointestinal Rahatsızlıklar İhmale Gelmez Sağlıklı İken Bile Yılda Bir Kez Yapılması Vücudu Zinde Tutar. Bağırsaklarımız evimizin tuvaleti gb dir.Ne kadar temiz tutarsak o kadar az rahatsızlanırız."

"40 Günlükten Ölüme Şifa Herkesin Hakkı ‘Şifa İlah'ın Sana Teslim Ettiği Bedeni Ona Temiz Ulaştırabilmekte, Sen Yeter ki Doğruyla Yanlışın Ayrımını İyi Yap’. "

"" İlaçların en hayırlısı hacamat, müshil ve sülük takmaktır. “ Kenz’ul Ummal, Peygamber Efendimiz Hadis-i Şerif'de "Mirac'dan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam. Ey Muhammed (Sallallahü aleyhi ve sellem) ! Ümmetine hacamat olmalarını emret !"

KURANLA İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

KUR’AN-I KERİM ‘DE SÜLÜK

"Biz de bir sülük benzeri bir yapı içine damla yaptı." (Kur'an 23:14)Bu ifade Sura 23:14 değil. Kelime "Alaqah" bir sülük veya kan emici ifade eder. Bir sülük cilde tutunur aynı şekilde, rahim endometrium yapışan bu gün 7-24 gelen insan embriyosu uygun bir açıklamasıdır. Sülük ana kan elde gibi, insan embriyosu desidua veya hamile endometrium kan kaynaklanmaktadır. Bu 23-24 gün embriyo bir sülük (Şekil 2) ne kadar benzediğini dikkat çekiyor. Hiçbir mikroskoplar veya 7. yüzyılda mevcut lensler vardı gibi, doktorlar insan embriyosu bu sülük gibi bir görünüm olduğunu bilinen olmazdı. Bu buğday bir çekirdek daha az olduğu için dördüncü haftanın başlarında, embriyo çıplak gözle sadece görülebilir.24 günlük eski insan embriyo çizimi. Bu aşamada insan embriyosunun sülük gibi bir görünüm unutmayın. Aşağıda , bir sülük veya kan emici bir çizim.


"Sonra bu sülük benzeri yapısı, Biz bir yumru çiğnenmiş yaptı." (Kur'an 23:14)Bu ifade Sura 23:14 dan da. "Mudghah" anlamına gelir Arapça bir kelime "madde çiğnenmiş veya götürü çiğnenmiş." Dördüncü haftanın sonuna doğru, insan embriyosu biraz etten bir çiğnenmiş yumru gibi görünüyor. Diş izleri benzer Somitlerin gelen görünüm sonuçları çiğnenmiş. Somitlerin vertebra başlangıcı veya taslakları temsil eder. Bir hadîs-i şerifte: “İlaçların hayırlısı, burna çekilen ve ağızdan alınan ilaçlar, müshil, kan aldırmak (hacamat) ve sülük vurdurmaktır.” denilerek, sülük tedavisinin 14 asır önce de uygulamada olduğu ortaya konmaktadır. Peygamber Efendimiz (S.A.V), kirli kan aldırmak konusunda hacamattan başka sülükleri de kullanmıştır.

İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyende bilmedi.” (Buhari, Kader 4)

“Kim rahman’ın zikrini görmezlikten gelirse biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.” Zuhruf 36.

Mel’un şeytan hilelerini Efendimiz (s.a.v.) itiraf ediyor: “Ben Allah’tan 10 şey talep ettim. Bunlardan biri de insanların kan damarlarını bana yol yap. Bunu da kabul etti. Böylece ben, onların içinde akıp giderim, gezerim. Hem de nasıl istersem.” (Şeytanın Hileleri, Muhyiddin-i Arabi)

Peygamber efendimiz (s.a.v.) “Vesvese şeytanın tohumudur. Tarlası tokların karnıdır. Tokken olan vesveseler kuvvetli ve artıcı olur. Vesvese ateşi açlıkla söner. Mecnun (deli) aç kalınca, deliliği kalmayıp, akıllı olur.” buyurmuşlardır.

Bu konuyla ilgili olarak Semüre b. cündüb (r.a) demiştir ki: Ben, Peygamber Aleyhisselam’ın yanında idim. Bir hacamatçı çağırdı ve kendisinden kan alınmasını istedi. Hacamatçı da boynuzlar ve neşterler çıkardı ve kan alınacak yeri neşterin sivri ucuyla deldi. Bunun üzerine kan, yanındaki bir kaba (şişeye) dökülmeye başladı. Bu sırada Feraze oğullarından bir kimse geldi de: Ya resülallah! Bu nedir? Niçin vücudunu bununla kestiriyorsun? diye sordu. Peygamber Aleyhis-selam da: ‘‘Bu kan aldırmaktır.’’ buyurdu. Adamcağız bu defa: Kan aldırmak nedir? Diye tekrar sordu. Peygamber Aleyhis-selam:’’Kan  aldırmak, insanların tedavi oldukları şekillerin en iyilerinden (en şifalılarından) dir’’ buyurdu. Bağdadi s. 45; E. Nuaym vr.

Hz. Muhammed’in bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir hacamatcıya hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3) (Nesei)‘‘Vücuttan kan alan kimse (hacamatçı) ne güzel bir insandır. Çünkü kirli kanı giderir, sırtı hafifletir, gözün görme duyusunu da kuvvetlendirir.’’ buyurmuştur.

Enes Bin Malik ‘Rivâyete göre, müşârün-ileyh demiştir ki: Ebû Taybe (Nâfi) Resûlullah salla`llahu aleyhi ve sellem`i hacamat etti de Resûlullah Ebû Taybe`ye bir sâ` (1040) dirhem hurma verilmesini emreyledi. (Bundan başka) Ebû Taybe`nin efendisi Hârise oğulları’na da, te`diyesi meşrut vergisini hafifletmelerini emir buyurdu.’

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu bildiriyor. “Hacamat her hastalığa faydalıdır, uyanık olun hacamat olun.” "Öncelikle hacamat efendimiz (s.a.v)’in müekked (terketmediği) bir sünnetidir. Kendileri bizzat yaptırmışlar ve çok hadisi şeriflerdede (60’ın üzerinde) tavsiyelerde bulunmuşlardır!

Efendimiz (s.a.v.) hacamat’ın büyüleri iptal ettiğini bildirmiştir.

Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) Hadis-i Şerif'de "Mirac'dan inerken hangi Melek cemaatine rastlasam. Ey Muhammed (Sallallahü aleyhi ve sellem)! Ümmetine hacamat olmalarını emret! dediler." diye söylediğini Abdullah b. Abbâs rivayet etmektedir. (Ali Nâsıf, et-Tâc, III, 203)

“Hazret-i Cebrail, hacamatı o kadar tavsiye etti ki mutlaka lüzumlu zannettim.”Deylemi

“Ey Muhammed ! Ümmetine hicâmeti emret !” (Tirmizi-İbni Mace. Sahih hadis)

Hayberli yahudi kadının, Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem ve sahabelerini, zehirlemeye kalkışması üzerine, Peygamber Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) hayber'de zehirli koyun buduyla zehirlenildiği zaman Cebrail Aleyhisselam kendisine hemen kafasının arkasından hacamat yaptırmasını söylemiştir. Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem hem de sahabeleri hemen hacamat olmuşlardır. Bunun üzerine eshab-ı kiram’ın bir kısmı vefat etse de Peygamberimiz sallallâhu âleyhi ve sellem ve diğer bir kısım eshabı o an ölüm tehkilesini atlatmışlardır.

Kafadan hacamat olmak; delilik cüzzam gece körlüğü alaca başağrısı diş göz kulak gibi hastalıklara ve daha birçok hastalığa şifadır. "Kafadan hacamat olmak her hastalığın ilacıdır.“Baştan hacamat olmak, cüzzam, cünun, baras, uyuklama, göz kararması, baş ve diş ağrısına şifadır.” [Taberani]

Hacamat ücreti helaldir: Müslim; 1577

Sahiheyn’de gelen bir rivayette şöyle denir: “Resulullah aleyhissalatu vesselam hacamat olur, kimseye ucretinde zulmetmezdi.”Buhari, Icare 18; Muslim, Selam 77, (1577).

İbn-i Abbas ’Resulullah (sav) hacamat oldu ve haccama ücretini verdi. Eğer bu (hacamat ücreti) haram olsaydı vermezdi. Ayrıca efendisine konuştu, o da vergisini hafifletti.’

Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı (hacda) iken hacamat yaptırmıştır. (Buhârî, Savm, 22; Müslim, Hac 87, 88; Ebû Dâvûd Menâsik 35) İhramlı iken saç kestirmemek şartıyla hacamat’ın caiz (yapılmasında sakınca olmayan) olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği vardır. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat yaptırmıştır. Yani kan aldırmıştır. (Buhârî, Tıb II; Ebû Davûd, Siyâm 29)

Nâfi (r.a)’den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a) (Kendisine): Nâfi, kan (fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. Bunun için sen bana bir hacamatçı getir ve genç bir hacamatçı seç. Ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir.

Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi: Ben, Resulullah (s.a.s)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. “[Hakim] Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun.” (İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22).

İbn Hacer Buhârî şerhindeki Hacamat bölümünde özetle şu bilgiyi verir: Buhârı, Sahîhinde “Hangi saat hacamat olur” başlığı altında bir bâb açmış ve burada Ebû Mûsa’nın geceleyin hacamat olduğuna dair bir eseri ile Hz. Peygamber (s.a.s)’in oruçlu iken hacamat olduğuna dair İbn Abbâs (r.a)’ın bir hadîsini rivayet etmiştir.

Hz. Muhammed’in bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir hacamatcıya hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3) (Nesei)

Hz.Ali (Peygamberimizin damadı) radiyallahu anh anlatiyor: “(Bir gun) Cebrail Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, Ahdaayn (iki kulak arkaları) hizasindan ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi.”

Ebu Kesbe el-Enmari anlatıyor: “Resulullah başından ve iki omuzu arasından hacamat oldu ve: “Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.”  Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484).

Ebu Hind, Resulullah`ı bıngıldak kısmından hacamat etmişti. Aleyhissalatu vesselam: “Ey Beni Beyaza, Ebu Hind`i evlendirin, onunla evlenin!” buyurdu ve şunu ilave etti: “Eğer tedavi için başvurduğunuz şeylerin birinde hayır varsa bu hacamattır.” Hadis No 5662

Hz.Cabir radiyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir keresinde) atindan bir hurma kutugu uzerine dusmus ve ayagi cikmisti. ”Ravi Veki’ der ki: “Yani Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir incinmeden dolayi ayaginin ustunden hacamat ettirmistir.”

’Ümmü Seleme annemiz (Rasulallah SAV hanımlarından biri)  Hacamat yaptırmak için Hz. Rasulallah Efendimizden (SAV)’den izin istedi. Rasulallah (SAV) Efendimiz Ebu Taybe’ye emretti, Ümmü Seleme’ye Hacamat yap diye.  (Ravi)’’.


Peygamberimiz (s.a.v) baş ağrısından dolayı alnının her iki yanından, zehirlenmeden dolayı her iki omuz başı arasından, topuğundaki bir incinmeden dolayı da ayağının üzerinden kan aldırmıştır. (E. Davud Tıp H. 3859. 3860, Tirmizi Tıp H. 2052, İ. Mace Tıp H. 3484. 348) İkinci kan aldırma yöntemi ise ön kolun üst kısmından iğneyle direkt toplar damardan kan alınmasıdır ( hastanelerde kan bağışı yapmak). Genel kan dolaşımından alınan bu kan normal vücudun kullandığı temiz kandır! Bu da çok faydalıdır ve atılmadığı için başkaları da bu kandan faydalanmaktadırlar! Fakat hacamat ise 40 kat daha fazla faydalıdır..!

“Sıcağın şiddetinden, hacamatla korununuz. Zira sıcakta kan yoğunlaşır da adamı hasta eder, hattâ öldürür.” (Râmûz el-Hadîs’ten) Sıcaklar artınca, hacamat olun! Çünkü kan basıncı artar da hastalığa veya ölüme sebep olur. (Hakim)

“Şifa veren üç şeyden biri hacamattır. “[Buhari]


“Şifâ üç şeydedir; bal içiminde,  mihcemin (hicâmet bıçağının) çiziğinde ve ateşle dağlamaktadır. Fakat ben dağlama yaptırmayı sevmem. Ancak ateşle dağlatmayı ümmetime yasaklıyorum.”(1) ( Dağlama; Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak. )

(1) Buhari. Sahih Hadis. Alimler, ateş ile dağlamanın yasaklanışının mutlak anlamda olmadığını söylerler. Zira sahabelerden ateş ile dağlatma yöntemini kullananlar vardı. Hadisteki yasak, dağlatma yöntemini, hastalık olmaksızın, koruyucu hekimlik olarak uygulatmak ile ilgilidir. Ayrıca ateş ile dağlatma yöntemi, hastalıklarda bile, en son başvurulması gereken yöntemdir.

Peygamberimizin hizmetlilerinden Selman (r.a) demiştir ki: “Her kim peygamberimize başındaki bir ağrıdan şikayet etti ise Rasulullah, ona: ”kan aldır!” buyurmuştur. Her kim de ayaklarındaki bir ağrı veya yaradan şikayet etti ise, ona da ”ayaklarına kına yak! “ buyurmuşlardır. E. Davud Tıp 3858, Tirmizi Tıp H. 3502

Efendimiz'in (Sallallahü aleyhi ve sellem) hanımları hacamat olmuşlardır.

Kim sünnetimi ihya ederse ölümümden sonra beni ihya etmiştir...

Kim sünnetme sarılırsa ümmetimin fesada gittiğinde ona yüz şehit sevabı vardır...

Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: Hz. Muhammed “Her kim ayın on yedi on dokuz ve yirmi birinci günlerinde kan aldırırsa kan hücumundan dolayı ( tansiyon yükselirse) meydana gelen birçok hastalıklardan şifa bulur.” buyurmuştur. Sakın, kan fazlalaşmak suretiyle birinize galebe çalıp onu öldürmesin.” E. Davud Tıp H. 3861; Tirmizi Tıp H. 2051"Allahü teala‘nın ölüme sebep yaptığı hastalıklardan birisi kanın artmasıdır" buyurdu.

Büyük alimler 3 ayda bir hacamat olurlardı.

Peygamberimiz Sa'd bin Mu'az için damardan kan aldırmasını emir buyurmuştu. Hazret-i Alinin mubarek gözü ağrıdığı zaman da taze hurma yememesini pancar yaprağı yoğurt ve pişmiş arpa yemesini söyledi. Peygamberimiz her gece sürme (ismid) sürerdi. Her ay hacamat olurdu. Vahy geldiği zaman mubarek başı ağrırdı. Mubarek başına kına bağlardı. Bir yeri yara olsa oraya kına kordu. Birşey bulunmadığı zaman temiz toprak tozu ekerdi.

-Yedi şeyin gömülmesini emretmiştir: Saç, tırnak, kan, kadınların hayız şeyleri, dişler, pıhtılaşmış kan, lohusaların çocuk doğurdukları vakitte atılan zarlar, parçalar.

Peygamber efendimiz kendisi ilaç kullanır, Eshabına da, "Ey Allahın kulları! İlac kullanın!" buyururdu. Bir kere de, "Her hastalığın ilacı vardır. Yalnız ölüme çare yoktur" buyurdu. İlac, kaza ve kaderi değişdirir mi dediklerinde, "Kaza ve kader, insana ilacı kullandırır" buyurdu. Bir defasında da, "Bütün Meleklerden işittim ki, ümmetine söyle, hacamat yaptırsınlar. Yani kan aldırsınlar dediler" buyurdu.

İlac üç türlüdür: Birinci kısm ilacların tesiri, faydası katidir, meydandadır. Ekmeğin açlığı, suyun susuzluğu gidermesi böyledir. Ölmiyecek kadar ve namazı ayakda kılabilecek kadar yemek, içmek farzdır. Bu kadar yememek büyük günahdır. Faydası kat'i olan ilaçları kullanmak farz olmaktadır. Tesiri kati olan sebeplere yapışmanın vacib bunları kullanmayıp zarar görmek günahtır. Tesiri muhakkak olan bu gibi ilacları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır ve haramtır.
      İkinci kısm ilacların tesiri kati olmadığı gibi, zan ile de değildir. Fayda ihtimali vardır. Fen yolu ile tecribe edilmemiş maddeler ve Kur'an-ı kerimden olmayan, manasız yazılar kullanmak ve ateşle dağlamak ve uğurlu sanarak kullanılan şeyler böyledir. Tevekkül etmek için, bunları kullanmamak lazımdır. Peygamber efendimiz, bunları kullanmak, sebeblere fazla düşkün olmak alametidir, buyurdu.
      Üçüncü kısım ilaclar, birinci ve ikinci kısım arasında olanlardır. Bunların faydaları hadisle sabittir, Damardan kan alma, deriden hacamat yapmak, müshil almak, bazen bunları kullanmak daha iyi olur.

*Leş, kan, domuz eti, yemeniz size haram kılındı.(kuran)

*Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz / tayyib olanlarından yiyin, eğer siz yalnız Allah’a kulluk ediyorsanız O’na şükredin.” (Bakara, 2/172. )

Allah (Celle Celalühu) buyuruyor ki:
-"Şanım hakkı için muhakkak ki size Rasülullah'da pek güzel bir örnek vardır. Allah'a ve son güne ümit besler olup da  Allah'ı çok zikreden kimseler için." (1) "...Allah ve Rasülü'ne itaat edin...(2) Kan aldırmak Hacamat hem sünneti seniye açısından ibadet hem de sağlık açısından gerekli bir iştir.
 


2/