YILANCIK

Yılancık taşı dua okutması sebebiyle ibadet taşı diye de bilinen rukye tedavisidir. Ocaklar ve taş ilimciler bu taşla da ilgilenirler. Şifa taşların etkileri ile ilgili halk arasında birçok batıl inanç bulunmakla birlikte, çoğununda gerçek etkileri olduğu gözlemlenmiştir. Şifalı taşların etkileri tamamen insan deneyimine dayanmaktadır. İnsan deneyimi ise bize en doğru bilgiyi gösteren yoldur. Kimi taşların hastalıklar konusunda şifa verdiği düşünülür, kiminin ise sadece pozitif enerji yayma, nazara ve kötülüklere karşı koruduğunu inancı vardır.İnsana ruhen ve bedenen şifa veren yılancık taşının iyi Gediği durumlar


1) Ciltteki, yaralı ve ağrılı olan ; ağrıların azalması için, vücut üzerinde ağrı olan her bölge için yılancık taşı uygulaması yapılabilir. Kutsal bir taş olduğuna inanıldığı için, ağrılı olan yere duası ile konur ve kendiliğinden ve kendi iradesi ile o bölgeye yapışması beklenir. Yapışan yılancık taşı okuttuğu dualarla vücuda pozitif enerji verirken, ağrıyı yok eder, tamir eder, yenilenmenizi sağlar. En önemli özelliği doktorların çözüm bulamadığı hastalıklar ve ağrılar için şifa  vesilesi özelliğinin olmasıdır.
  • Ağrılı hastalıklara ve başlıca migren, sinüzit, baş ağrısı,
  • Bel, boyun, sırt, omuz, bacak, kol, baldır ağrıları 
  • Böbrek sancısı ve diz ağrıları, romatizmal ağrılar, varisler... 
  • Şifaya sebep olunan rahatsızlıklardır.
  • Ayrıca bu taş ile bir kez tedavi görenin bağışıklık sistemi güçlendiği bilinmektedir.


2) Büyük nazarı temizleme 
Üzerinde taşıyan kişilere nazar vs. etki etmemekte olduğu ve bereket kattığı söylenmektedir. Büyü'yü dolaylı yoldan kesmede kullanıldığına yönelik görüşler vardır. Çocukların nazar, büyü, gibi şeylerden korumak için üzerinde bulunduruyorlar.
3) Bağımlılıklardan kurtulma (aşırı kıskançlık,sigara ve alkol bağımlılıkları)
4) Kişinin dişiliğini veya erkekliğini arttırmak için
5) Yılancık hastalığını iyileştirmek için sülük tedavilerinin alt dalı olarak şifa işlemi vermesinin yanında yılancık rukye şifalarındada kullanılmasıyla bilinir. bedeni bir ağaca benzetirsek nasıl ki bi yılan toprağı aralayarak köklerin toprakda daha fazla çıkarak ağacın beslenmesine yol açarsa yılancık da kökleri sağlamlaştırarak rabbimizle, atalarımızla ve neslimizle olan bağlarımızı kuvvetlendirir. Affedici olmayı ve yol alırken köklerimizden faydalanarak yol almayı bildirir.
6)  Bereket icin ekim yapılacağı sırada ekici üzerine alarak duayı başlatarak ekim işlemi yaptığında tahılın daha iyi tuttuğu gözlenmiştir. Dua okurken para vs istendiğinde taşlar cebe geçebiliyor sonrasında para vs. nin geldiğine yönelik inanışlar derin
7) Koşulsuz sevgiyi seven bu taşlar sevilmediklerini hissederlerse sizi terkedebilir. O sebeple onları gereklilikleri doğrultusunda kullanarak gerekliliklerini hissettirin sizde daha uzun kalmak isteyeceklerdir.
8) Sülük tedavisi yaptıranlar 2 ay sonra yılancık yaptırmalı iki düzeltme aynı ay olmamalıdır.Çünkü birbirini kapsama özellikleri vardır. Genelde sülük yaptırılamayan kansızlık veya başka bi rahatsızlıklarda (hamilelik vb. gibi) bu taş tedavisiyle de arızalı bölgenin seans düzeltmesine gidilebilir.
9) Organların arıza duzumlarını düşürücü etkisinden dolayı kan miktarını arttırma özelliğine ve vucudu toparlama özelliğine sahiptir. Genelde uygulayıcılarında iki ay sonra hasar boyutu fazla değilse kan miktarını arttırdığı gözlenmiştir. Gözlenmeyenlerde ise daha fazla seans almaları tavsiye edilir.

10) Her ne olursa olsun şifanın Allah'dan geldiği ve duanın açmayacağı kapının olmadığına inananlar için ideal bir yöntemdir. Kuranı iyi anlamalı ve ona uygun amelimizi oluşturmalıyız. Bu taşların inanç ritüelini arttırdığı gözlenmiştir. Bu taşlar okuttuğu derin duayı kendi benininizin eksikliğine göre belirler.


11) Bazı kişiler de taşların felaket yağdırdığını belirtmiş o sebeple uygunsuz kullanılamayacağı ve herkesin bu taşları rasgele kullanmaması bildirilmiş. Taşların hasetçi ve kötü ameli olan kişilerde yılan gb zarar verdiğini belirtenler de olmuş. Genelde şifa uygulamaları 2 ayda bir 8 i aşmayan sayılarla yapılır aşırılıktan kaçınılmalıdır. İstisnai kanser gb.  durumlarda 17 günde bir 10 u geçmeyen sayı kullanılmıştır.


Yılancık Taşı Nedir?
 Şimdi bir taş mı, yoksa canlı mı olduğu senelerdir karar verilemeyen bu taş benzeri canlıyı tanıyalım. Şifalı taşların içinde, hastalıkları iyi ettiği gözle gözlemlenen taş yılancık taşıdır. Yılancık taşı, bir taş gibi sert olmasına karşın, dişi olan yılancık taşlarının doğurganlık özelliği vardır. Bu sayede taşlar çoğalır. Beslendiği gözlenmektedir, Hastanın hastalıklı yerine şifa için konduğu zaman oraya yapışıp, duası okunduktan sonra dua okutarak şifa etmeye başlaması, taşın canlı olduğunun göstergesidir. Taşlar ucucudur. Hasta bölgeye ve okutacağı bölgeye kendi gider. İşlemden önce ve işlem esnasında 1 litre su alımı yapmak faydalıdır.
Yılancık Taşı neye iyi gelir, bundan bahsedecek olursak, vücut üzerinde ağrı olan her bölge için yılancık taşı uygulaması yapılabilir. Kutsal bir taş olduğuna inanıldığı için, ağrılı olan yere taş konur ve duası okunur kendiliğinden ve kendi iradesi ile o bölgeye yapışması beklenir. Yapışan yılancık taşı ruhunuza dua okutabilir. 
  • Yapıştıklarında alt kısımlarındaki kıvrımlı yollar merkezlerinden gelen ilahi şifayı insana aktarmaktadırlar, kıvrıla kıvrıla, salına salına…
vücuda pozitif enerji verirken, ağrıyı yok eder, yenilenmenizi sağlar. Ayrıca iyi bakımı sağlanmadığında canlılığını yitirip ölüp tüm bu özelliklerini yitirdiği de gözlenmiştir. Bu şifalı taşın ana vatanı, kutsal topraklar olan Mekke’dir. Yılancık taşı, Mekke’ye rüzgarla mı gelmekte, yoksa gökten mi yağmakta tam olarak belirlenmiş bir konu değildir. Kimisi camiye yağar sabah ezanından önce toplanması lazım der. Eğer bir Yılancık taşına sahipseniz, onu tahta  karanlık bir kutu içinde buğday unu içinde arındırmada tutmanız önerilir. arındırma ekini biterse eklenebilir. Bilhassa çok şifa verdiklerinde arındırma kutusuna mutlaka yatırılmalıdır. 2 ay dolmadan hastalık ile beslenmesi sağlanmalıdır. Üzerinde bulunan çizgilerin az ve çokluğundan yılan taşının cinsiyeti belirlenir. . Bir de dişi bi insana dişi yılancık, erkek insana erkek yılancık uygulaması daha uygundur.
Yılancık taşı, doğal olarak sarı, beyaz, kahverengi renkleri içeriyor. alt kısmı genellikle beyaz renk. ve spiral şeklindedir. İlk meydana geldiklerinde beyaz veya pembemsi olan taş, şifa verdikçe, negatif enerjiler ile zamanla renk değişimine uğrar. Yılancık taşı hastalıkla beslenir o sebeple onu kullanmayacaksanız almamalısınız.Doğduklarında sarı beyaz ve pembemsi olan bu taşlar şifa için kullanıldıkça zamanla negatif enerji veya hastalığı aldıktan sonra ve yaşlandıkça renkleri değişmeye başlar.       Bu kısa sürede olacak bir şey değildir. Vakti dolmaya başladığı zaman sertleşmeye ve rengi siyaha döndüğü ve hareket etmediği dua okutmadığı gözlemlenmiştir. Renk değişimi çok uzun yıllar kullanımdan sonra oluşmaktadır. Ancak doğal olarakta koyu renkli taşlar mevcuttur. Enerjisi olan taşlar canlı bir görüntüde ve parlaktırlar. Yapay değildir, doğaldır. Canlıları özellikle şifa için kullanılmaktadır, Uzun yıllar beslenmeden ve güneş ışığında veya aşırı soğukta bekletilirse bu taşlar ani bir şekilde renk değişimine uğrarlar. Renkler solgun bir hal alır ve matlaşırlar, Bu durumda taşlar enerjisini ve özelliklerini kaybederler ve sertleştiğinin farkına vardığımızda ömürlerinin bittiğini ve öldüğünü anlarız. Yaşarken çok sert olmayan bu taşlar öldüklerinde ise çok sert bir hal alırlar. Ölüleri kişisel olarak takı (kolye yüzük vs.) da yapılabiliyor. Ölen taş kutudan çıkartılmalıdır. Bu taşlar Türkiye’de olmayan çok özel nadide taşlar olarak tahmin edilsede denizlerin diplerinde gezinirken çıkartılmış çok sayıda canlı cansız yılancık taşına da raslanmıştır. 
 Taş olarak adlandırılması fosilimsi taşa benzemesi nedeniyledir. Özelliklerinden dolayı taş değildirler, canlı organik bir nesnedir, (inci gibi);
- Ölümlü olması:  ( aşırı sıcak veya aşırı soğukta uzun süre kalırsa, uzun sure açıkta kalırsa kırılıp parçalanırsa, ölme ihtimalleri çok yüksektir.Fakat küçük kırılanlarının bile halen etki kapasitelerinin olduğu gözlenmiştir. )
- Hareket etmesi: (açıkta bırakıldıkları zaman geziye çıkması gibi, veya bırakılan yerden başka bir yerde bulunması gibi)
- Yapışması : ( şifa vereceği bölgeye duasıyla yapışmaktadır, vücuttaki hastalığı alarak, pozitif enerji yükler ve hastalığa şifa vesilesi olmaktadır.)

- Cinsiyetli olması ( Erkek ve dişisi vardır. Büyük taşlarda bu özellik daha belirgindir.)

- Yavrulaması: ( İlkbahar ve sonbahar da  daha fazla doğurdukları gözlenmiştir , hamile taşların beslenmesi hamile olmayan taşlardan daha öncelikledir. Dişi olanları Mart- Nisan ve Ekim – Kasım ayları arasında tıpkı insan gibi dokuz ayda doğurmaya başlarlar. Her sene olmamakla birlikte genel olarak doğurganlık özelliği vardır

  
Son zamanlarda değişik maksatlarda ve farklı şifa ve terapi merkezlerinde kullanıldığını biliyoruz bazıları; Reiki merkezleri, güzellik, masaj, spa terapi merkezleri, form kilo kontrol merkezi, alternatif tıp merkezleri, Hacamat uygulama merkezleri. 

Eski uygarlıklarda tılsım,sihir,nazar için kullanıldığı bazı kaynak kitaplarda belirtilmektedir. 1272 tarihli kitapta bu taştan da bahsedilmektedir.